ÇILGINTÜRKLER

Dostluk ve Kardeşliğin Adresi
 
AnasayfaAramaKayıt OlGiriş yap

Kanımız aksa da Atatürkçüyüz

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
*
ÇILGINTÜRK
Yönetici
Yönetici

ÇILGINTÜRK

*
Üyelik tarihi: 15/01/09
Mesajlar: 84
Nerden:
Rep Puanı: 184

*

Kanımız aksa da Atatürkçüyüz Vide
MesajKonu: Kanımız aksa da Atatürkçüyüz Kanımız aksa da Atatürkçüyüz Icon_minitimeSalı Şub. 17, 2009 8:40 am

* *
Kanımız aksa da Atatürkçüyüz


Usta gazeteci Hulki Cevizoğlu, Avrasya Televizyonu’nda (ART) yayımlanan Ceviz Kabuğu
programında emekli büyükelçi, araştırmacı, yazar, Dr. Bilal Şimşir’i konuk etti.

* Ceviz Kabuğu’nda, Kurtuluş Savaşı öncesi milliyetçilerin seslerini kısmak isteyen İngilizlerin tarihindeki kara leke, “Malta sürgünleri” ele alındı. Zamanın milliyetçileri, yargılanmadan 2 yıl hapis yatmıştı.




CEVİZ KABUĞU’NDA GÜNDEME DAMGASINI VURACAK AÇIKLAMALAR YAPILDI
Kanımızı akıtsalar, yine Atatürk’ten vazgeçmeyiz
Emekli Tuğgeneral Ali Ergun Gören, “Ergenekon denen soruşturmada delil olmadan aylarca içerde yatan komutanlara yazık değil mi? İki bombayla ihtilal olmaz. Atatürkçülük suçsa, boynumuz kıldan ince” dedi

Haber: Neslihan GÜRSOY
Usta gazeteci Hulki Cevizoğlu’nun Avrasya Televizyonu’nda (ART) yayımlanan Ceviz Kabuğu’nda bu hafta, Kurtuluş Savaşımızın bugüne ışık tutan ama karanlıkta bırakılmış çok önemli bir sayfası açıldı: Malta Sürgünleri. Programa telefonla katılan emekli Tuğgeneral Ali Ergun Gören ise ilginç açıklamalarda bulundu. Gören, “Bizim kanımızı akıtsalar, yine de Atatürk’ten vazgeçmeyiz. Günahımız Atatürk’ü sevmekse, boynumuz kıldan ince” dedi.




Vatanseverler susturuldu
Emekli Büyükelçi, Araştırmacı Yazar Dr. Bilâl Şimşir “Malta Sürgünleri” adlı kitabında yer verdiği çok önemli tarihi gelişmeleri Ceviz Kabuğu’nda anlattı. İzleyicilerin neredeyse şaşkınlıkla ve büyük dikkatle izledikleri programda işgal altındaki İstanbul’da vatanseverlerin evlerinden nasıl tek tek toplanıp, türlü bahanelerle susturulduğu örnekleriyle anlatıldı. Bilâl N. Şimşir, şunları söyledi: “Türk Kurtuluş Savaşı’na önderlik yapacağından ve milleti uyandıracağından kuşkulanılan herkes evlerinden tek tek alındı. İnsan avı ve subay avı yapıldı. Önce cephe komutanlarından başlanıldı. İngilizlerin gösterdiği gerekçe, komutanların teslim olmayı geciktirmeleri(!) idi.




Amansız bir insan avı başlattılar
1920 ortalarına kadar gazeteciler, yazarlar, profesörler ve komutanların evleri tek tek arandı, kovalandılar, tuzağa düşürülmeye çalışıldılar. Amaçları en başta Mustafa Kemal’i yakalamaktı. Mustafa Kemal, tutuklanmaktan kıl payı sıyrılıp Anadolu’ya geçmeyi başardı. Mondros Mütarekesi’ne dayanan İngilizler İstanbul’a ayak basınca (resmi işgali bile beklemeden) Türkiye’de amansız bir ’insan avı’ başlattılar. İngiliz polisi, padişahın hafiyeleri ve Ermeniler işbirliği içinde idi. Birçok kişi sorgusuz sualsiz yakalandı ve çoğu Bekirağa Bölüğü denen uğursuz cezaevine tıkıldı.




Kara listenin bir numarası M. Kemal’di
Komutanlar mimlendi. Kara listeler hazırlandı. Kara listenin bir numarası Mustafa Kemal idi. İngilizler ve yerli işbirlikçileri, ’yeni bir suç’ yarattılar. Kemalist olmak idi bu. Kemalistlere atılan suç, halkı askerlik için toplamak, miting düzenlemek, barış dedikleri işgale karşı direnmek idi.”



Soykırımı iddiaları çürütülmüştür
Araştırmacı yazar, Dr. Bilâl N.Şimşir, Malta adasına sürülenlere “Ermeni soykırımı” suçu da atıldığını belirtti ve bugüne ışık tutan şu açıklamayı yaptı: “O tarihte soykırımı sözünü kullanmıyorlardı. Kırım diyorlardı. Malta İngilizler için yüz karasıdır. İnsanlar, bir iki yıl yargılanmadan cezaevlerinde tutulmuşlardır. Sorguya çekilmemişler, mahkeme önüne çıkarılmamışlardır. Hiçbir hukuk kuralı uygulanmamıştır. İngilizler sürgünleri ne yargılayabilmiş, ne de serbest bırakmıştır. Çünkü, her şey ellerinde, tüm belge ve bilgiler ile bütün güç ellerinde iken hiçbir belge bulamamışlardır. Yani, 90 yıl önce Türkler, Ermeni soykırımı iddialarından resmen aklanmışlardır. Bugün bu gerçek dünyaya anlatılmalıdır.”



Korkanlar kaybetmiştir
Yine programa telefonla katılan emekli Hava Albay Hüseyin Avni Güler ise Tuğgeneral Ali Ergun Gören’in son sözlere katılmadığını belirterek şöyle konuştu: “Paşamın sözlerinin ilk bölümüne katılıyorum ama son bölümüne itirazım var. Atatürk Samsun’a çıktığında İngilizler onu tutuklayacaktı. Kendisini tutuklamaya giden İngiliz subay, bunu yapamayıp tersine, Bandırma vapuruna bindiğinde Atatürk’ün gözlerine bakıp, emrinizdeyim paşam dediğini anılarında anlatıyor. Paşamın sözlerinin aksine ben konuşmaktan korkmuyorum. Korkanlar kaybetmiştir. Korkmadığımızı millete göstermeliyiz.”



1944’teki Türkçülük olayı ve tabutluk
Programa telefonla katılan araştırmacı yazar Turgay Tüfekçioğlu ve Prof. Dr. Reha Oğuz Türkkan ise, 1944’deki “Türkçülük” düşmanlığını anlattılar. Tüfekçioğlu, o tarihte Rusya’dan korkularak Türkçülerin ezildiğini vurguladı.




Darbe rivayeti
Prof. Dr. Reha Oğuz Türkkan ise, “1944’te İnönü’nün Sovyet Rusya’ya yaklaşımını tenkit ediyorduk. Yalova’da İnönü ile sert münakaşa ettik. Ben Bozkurt dergisi çıkarıyordum. Hakkımızda darbe yapacaklar rivayeti çıkarılmıştı. Ankara’da miting düzenlemiştim. Yalan iddianameler, yalan ve iftira maskesi ile 1,5 yıl tabutlukta kaldık. Sansaryan Han’daki daracık odada yattığınız zaman tavan tabut gibi idi. Canlı canlı gömülmüş gibi hissediyordunuz. Burada bana 3 gün 4 gece elektrikle işkence yaptılar” dedi.



Türkler önce asar sonra ağlar!..
Hulki Cevizoğlu da, bu açıklamalar üzerine genel bir değerlendirme yaptı ve şunları söyledi: “Herhalde Türkler için şu söz söylenebilir. Türkler önce asar sonra ağlar!.. Menderes asıldı, sonra ağlaya ağlaya kendisine anıt mezar yapıldı.




Yazıklar olsun...
Deniz Gezmiş’ler asıldı, sonra arkasından rahmetler dilendi. Nazım Hikmet’in başına gelen leri biliyoruz. Bugün AKP ona vatandaşlık hakkını iade etti. Türkiye hiçbir zaman kendisi olamayacak mı?.. Yani, Rusya ezer diye ABD’ye, ABD güçlü olunca da o ezer diye Rusya’ya yakın politika mı üretecek?.. Her zaman kendi insanlarına birtakım sahte gerekçelerle işkence ve eziyet mi edecek?.. Yıllar sonra görü-yoruz ki, olan Türkiye’ye olu-yor. Yazıklar olsun.”



Günahımız Mustafa Kemal’i sevmekse...
Programı telefonla arayan emekli Tuğgeneral Ali Ergun Gören de ilginç açıklamalar yaptı: “Ergenekon denen soruşturmada delil olmadan aylarca içerde yatan komutanlara yazık değil mi? Böyle bir şey Avrupa’da olsa 50 bin dolar ceza öderler. İki bombayla ihtilal olmaz. Türkiye 780 bin kilometrekare.




Artık korkuyoruz
Her yerde sukunetin sağlanması lazım. İki bombayla darbe yapan bunu sağlayabilir mi? Adalet bu kadar politize edilmemeli. Başbakan bile adalete güvenmediğini, ’dokunulmazlığı kaldırmam. Çünkü hakimlere güvenmiyorum’ sözleriyle açıklamıştı.
Bizim kanımızı akıtsalar Atatürk’ten vazgeçmeyiz. Lütfen bizi iyi yönetsinler. Halk baskı yapıyor. Demirel, 27 Mayıs ve 12 Eylül’de halkın ihtilal için baskı yaptığını açıklamıştı. Günahımız Atatürk’ü sevmekse, boynumuz kıldan ince. Artık konuşurken korkuyoruz. Hanım bile televizyonlara çıkıp konuşma diyor. Halkı ihtilal yaptırmaya zorlamasınlar.” Programa Antalya’dan telefonla katılan emekli Albay Ali İnan ise “Malta sürgünleri, bugünkü Silivri sürgünleridir” değerlendirmesini yaptı ve “Mecliste her türlü komisyon var. Artık ’Türkiye’nin Bekası Komisyonu’da kurulmalıdır. Niçin kurulmuyor?” dedi.


yeniçağ
* *


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Teşekkür Et

Kanımız aksa da Atatürkçüyüz

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ÇILGINTÜRKLER :: Yaşam ve Eğlence Merkezi :: Genel Haberler :: Yurttan Haberler -